ERZA Tarım Kurucusu Erden Zaman'dan Tarımda Dikkat Çeken Çağrı

Tarsus ve Mersin Bölgesinde 41 yıldır üretici ve ihracatçı firma olarak tarım sektöründe faaliyet gösteren ERZA Tarım İşletmeleri kurucusu Erden Zaman, Çukurova’nın merkezinde yıllardır tarım ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtere

Ekonomi Yayın: 20 Mayıs 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 20.05.2026 20:06:00
Editör -
Okuma Süresi: 9 dk.
Google News

NESLİHAN ÖZBOZKURT 

STRATEJİK HABER- Tarsus ve Mersin Bölgesinde 41 yıldır üretici ve ihracatçı firma olarak tarım sektöründe faaliyet gösteren ERZA Tarım İşletmeleri kurucusu Erden Zaman, Çukurova’nın merkezinde yıllardır tarım ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüklerini belirterek, bölgede üreticilerin ciddi ekonomik ve iklim kaynaklı sorunlarla mücadele ettiğini söyledi.

4 yıldır üretici ve ihracatçı olarak sektörün içerisinde olduklarını ifade eden tanınmış saygın iş insanı Erden Zaman, geçen yıl meyvelerde büyük zarar yaşandığını, bu yıl ise yüksek üretim potansiyeline rağmen düşük fiyatların üreticiyi zor durumda bıraktığını kaydetti.

İşçi maliyetlerinin arttığını, buna karşın işçi kalitesinin düştüğünü belirten Zaman, günlük ortalama 300-350 kişiyle çalıştıklarını, bunların yaklaşık 250’sinin arazide hasat yaptığını, 100’ün üzerinde çalışanın ise paketleme ve işleme bölümünde görev aldığını söyledi. Günlük yaklaşık 60 ton ürün topladıklarını ve işlediklerini belirten Zaman, Mayıs ayı itibarıyla başlayan süreçte yağışlar, iklim değişikliği ve piyasa şartlarının bölgede ekonomik kayıplara neden olduğunu dile getirdi.

“Biz mücadelemizi sürdürürken üretimin devamlılığı için elimizden geleni yapıyoruz” diyen Zaman, özellikle düşük ürün fiyatlarının üreticiyi büyük zarara uğrattığını ifade etti.

Yıllardır üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdüren firma yetkilileri, bölgede artan maliyetler, düşen ürün fiyatları ve iklim kaynaklı sorunların üreticiyi ciddi şekilde zorladığını ifade etti.

Erden Zaman, Çukurova’nın tarımsal üretimde Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, “41 yıldır üretici ve ihracatçı olarak bu sektörün içerisindeyiz. Ancak son yıllarda hem iklim değişikliği hem de ekonomik koşullara nedeniyle üretim yapmak her geçen gün daha zor hale geliyor” dedi.

Firma bünyesinde günlük ortalama 300-350 kişinin çalıştığını belirten Zaman, bunların yaklaşık 250’sinin arazide ürün topladığını, 100’ün üzerinde çalışanın ise paketleme ve işleme bölümünde görev yaptığını söyledi. Günlük ortalama 50-70 ton arasında ürün işlediklerini kaydeden Erden Zaman, ürünlerin başta Rusya olmak üzere Romanya ve Avrupa ülkelerine ihraç edildiğini ifade etti.

-“Maliyet 25 Lira, Satış 10-15 Lira”

Üreticinin en büyük sorununun maliyet-fiyat dengesizliği olduğunu vurgulayan Erden Zaman, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün bir kilogram meyvenin maliyeti ortalama 20-25 lira arasında. Ancak ürünün önemli bir kısmı 10-15 liraya satılıyor. Bazı kaliteli ürünlerde fiyat yükselse de ortalama hesaplandığında üretici zarar ediyor. Bölgede birçok üretici ürününü satmak için teklif getiriyor fakat hem fiyatların düşüklüğü hem de iş gücü yetersizliği nedeniyle her ürünü alma şansımız olmuyor.”

İşçi maliyetlerinin yükseldiğini, buna karşın işçi kalitesinin düştüğünü ifade eden Zaman, önümüzdeki yıllarda üretimin daha da zorlaşacağını belirtti.

“Sert Çekirdeklilerin Yerini Farklı Ürünler Alabilir”

Çukurova’da sert çekirdekli meyve üretiminin sürdürülebilirliğinin tartışılmaya başlandığını söyleyen Zaman, bazı üretim alanlarında buğday, mısır ve soya gibi alternatif ürünlere yönelmenin gündeme geldiğini kaydetti.

-Betül Zaman: “İklim Değişikliği Hasadı Geciktirdi”

Erza Tarım Genel Müdürü Betül Zaman, iklim değişikliğine karşı alınacak tedbirlerle ilgili düşüncelerini gazetemize anlattı.

Aynı zamanda ÇUGİDER Tarsus Şube Başkanı Betül Zaman, "Ülkemizde ve bölgemizde hızlı bir giriş yaptık Erza Tarım olarak. Tarımcı olarak yaş sebze meyvede sert çekirdekli meyve gruplarının üretimini ve ihracatını yapan bir firma olarak bölgede Nisan ayından itibaren şu anda hem toplamalarına hem de ihracatlarımız sürüyor. İklim değişikliği ile ilgili şöyle bir aksaklık oluştu; Normalde 23 Nisan gibi hasat ettiğimiz sert çekirdekli meyve gruplarımız bu yıl havanın soğuk gitmesi ile beraber ihracata uygun, yeterli şeker oranı ve boyu yakalayamadığı için biraz geç hasatta bulunduk. Bu geç hasatta bulunmamızda tabii ki dünyaya global bakıldığında biraz Türkiye'yi geri plana attı. Bu piyasaya dünya piyasasına geç gelindi. iklim değişikliğinin bu şekilde maalesef olumsuz etkilerini görebiliyoruz. Mevsim normallerinin üstünde ya da altında gelişen sıcaklıklar bizim ülkemizde de etkilediği gibi tüm dünyayı etkiliyor ama tüm global ticarete bakıldığında böyle olumsuz durumlarda biz de fiyat olarak beklediğimiz fiyatı uluslararası düzeyde bulamıyoruz. Piyasaya geç girdiğimiz için şu an girdi maliyetlerimizin hepsi dolara endeksli. Maalesef ki hepsinin dışa bağlı bir biçimde üretimini yapıyoruz. Plastik kasa, yakıt, gübre, ilaç bir tarımcının bütün girdi maliyetleri maalesef ki şu anda ham maddeleri dışa bağımlı o yüzden girdi maliyetlerimiz çok yüksek olması, bu yıl piyasada ki ürün bolluğundan kaynaklı arzın fazlalığından kaynaklı fiyatlarımız geçen yılın yarısında ya da üçte birinde kalmış diyebiliriz. Neredeyse maliyetlerimizin başa baş derecede bir fiyat talebi var bize. Yurt dışında bu durum bizi çok üzüyor. Çünkü çok emek yoğun bir sektör bu tarım. Gecesi gündüzü, bayramı seyran'ı olmayan ve yıl sonu geldiğinde para kazanamıyor olmak bütün üreticilerin en büyük korkulu rüyası. Bu anlamda şu anda yurt dışı ve yurt dışı fiyatlar üreticinin maliyetlerini karşılamayacak düzeyde Bu anlamda işte bir kere daha planlı üretimin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz üreticiler için. Çünkü nektarin ve şeftali ihracat ürünü olduğu için, burada çok talep edildiği için çok fazla yüksek derecede üretim yapıldı. Biz firma olarak yaklaşık 20 yıldır zaten nektarın ürettik diye biz kendi pazarımızda kendi ürünlerimizin üretimine devam ediyoruz. Ama son dönemde ihracat ürünü olduğu için çok fazla ekim var bölgemizde. Deneklerimizle ilgili. Bu da işte arza neden oluyor, fazla arzın olması da fiyatları aşağıya çekiyor. Bu anlamda bu noktada dediğim gibi planlı üretim şart. Ülke genelinde ihtiyaç durumuna göre üretim bir kere daha ürettiği için elzem bir hale geldi. Anlaşılıyor ki iklim krizi ile ilgili şöyle aksiyonlar alması gerekiyor. Üreticinin geçen sene mevsim normallerinin altında seyreden sıcaklıklarla beraber yanmalar mevcut olduğu meydana geldi ya da don olayları, dolu afetleri olayları oldu. Şimdi de mevsim normallerinin üstünde seyreden soğuk havalardan, aşırı yağışlardan kaynaklı üretici hasadını geç yaptı. Bu da bize şunu gösteriyor bizim iklim krizinde uygun ürünler yetiştirmemiz gerekiyor. Bu anlamda sıcağa ya da soğuğa dayanıklı cinslerin artık bölgemizde ekimin dikilim yapması gerekiyor ya da ihracata uygun ürünlerini falan piyasada değerlenmesi gerekiyor. Aynı zamanda bundan birkaç ay sonra da maalesef mevsim normallerinin üstünde bir sıcaklık gerçekleşince bu sefer de Akdeniz meyve sineği tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız. Bu anlamda hem soğuğa hem de sıcağa ve hem de hastalıklara dayanıklı ürünlerin artık bölgemizde üretilmesi aynı zamanda da toprağın iyi bakılması ilaçlama ve gübreleme olarak bilinçli bir şekilde ilaç ve gübreler yapılıp toprak sağlığını korumamız da çok büyük önem arz etnektefir. Çünkü sağlıksız Toprak sağlıksız bir ürün yetiştirir. Toprak sağlığına önem vermemiz lazım. İklim krizinde yine karşımıza kuraklık çıkacak bu anlamda sulama, damlama ve sulama sistemlerimizi ekonomik bir hale getirip kontrollü sulama işlemleri yapılması gerekiyor bahçelerde. Bu da önümüzdeki iklim krizi için aynı zamanda meteoroloji gibi şu iklimin ölçüldüğü sıcaklığı ve soğukluğun ölçüldüğün artık dijitalleşmiş bir tarımı öngörüyor olmamız lazım. Gerek siparişlerimizi, gerekse ticaretimizi planlarken artık meteorolojiye göre, hava durumuna göre hareket etmemizin gerektiği anlaşılıyor bunu da anlayabilmemiz için dijital araçlardan yardımcı olmalarını isteyeceğiz. Toprak analizi, bitki analizi yaprak analizi ve hava durumu raporlarını artık bize sunan dijitalleşen ürünler mevcut. Onlardan yardım ve destek alarak İnşallah daha planlı daha projeli ve daha stratejik üretim ve ticaret yapmak noktasında adımlar atmamız gerekiyor."

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.